inverter,plc,otomasyon
Tesisin enerji maliyeti çoğu kez o tesisin karına eşittir veya daha fazladır.
Enerji verimliliğini artırarak enerji
maliyetini düşürmek, doğrudan tesisin karını artırmaktır.Ust yönetim enerji maliyetinin
düşürülmesini yeni bir kaynak olarak görmelidir.Bu kaynak üretimin arttırılmasında,
tesisin modernizasyonunda veya başka bir
amaçla kullanılabilir. Ancak bu kaynağı elde etmek için öncelikle bir Enerji Yönetimi
programı hazırlanmalıdır.

Böyle bir programın hazırlanması için üst yönetim tarafından;
• Tesisin enerji maliyetinin azaltılabilmesi için gerçekçi bir hedefin belirlenmesi,
• Hedefe ulaşmak için etkin politikaların belirlenmesi,
• Bu iş için uzman bir ekibin oluşturulması ,
• Gerekli para ve insan gücünün temin edilmesi,
• Enerji Yönetimi programında harcanan paranın denetlenerek, yapılan çalışmaIarın
verimliliği ve gerçekleştirilme süreleri bakımından değerlendirilmesi,
• Belirli aralıklarla Enerji Yönetimi programının fayda maliyet analizi yapılarak eğer
gerekli ise belirlenen hedefin güncelleştirilmesi,
• Diğer yatırımlar ile enerji tasarrufu için yapılan yatırımların etkinlik yönünden
karşılaştırılması,gibi çalışmalar yapılmalıdır.
1 ) Standat bir format kullanılarak enerji tüketimi ve ürünlerin üretim miktarla- rının belirlenmesi ve
enerji - ürün maliyetlerinin karşılaştırılması.
2) Enerji tüketimi faz!a olan ekipmanların ve özelliklerinin belirlenmesi,
3) Üretim Yönteminin tesisin genel durumu göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi,
4) Tesisin genel enerji politikası ve üretim planlarının; üretim sisteminin değiştirilmesi, üretim artırılması ve
tesisin modernizasyonu gibi değişkenler gözönünde bulundurularak gözden geçirilmesi,
5) Tesisin enerji verimliliğinin artırılması için az yatırımla veya yatırımsız gerçekleştirilebilecek tedbirlerin belirlenmesi,
6) Yapılan çalışmalar değerlendirilerek Detaylı Enerji Tasarrufu Etüdlerinin gerekli olup olmadığına karar verilmesidir.
Enerji maliyeti, toplam üretim ve işletme maliyeti içinde küçük bir paya sahipmiş gibi görünebilir. Fakat
parasal olarak, tesisin karıyla karşılaştırıldığında, enerji harcamalarının büyüklüğü daha iyi anlaşıIabilir.
Enerji Muhasebesi, enerji maliyetinin belirlenerek enerji kullanımının daha dikkatli olarak kontrol altında
tutulması ve işletme karlılığının yükseltilmesinde ilk adımı teşkil eder.
Enerji Muhasebesi, planlı bir sistem içinde genel enerji verimliliğinin arttırılması için disiplinli bir yönetim
şekli ile, enerji tüketiminin dikkatle ölçülmesi ve rapor edilmesi şeklinde de açıklanabilir. Söz konusu
Muhasebe Sisteminin dikkatle uygulanması ile kısa veya uzun periyotlarda enerji maliyeti ve verimlilikteki
değişimler ve bu değişimlerin nedenleri belirlenebilir.
Sağlıklı bir enerji muhasebesi yönetime, enerji girdileri hakkında bilgi veren temel kaynak olarak
değerlendirilebilir ve yönetime işletme karının yükseltilmesi çalışmalarında en büyük yardımı sağlar.
Enerji kullanımının azaltılması ve yönetilmesi,karar verici makamların odağı olmaya devam
edecektir. Gelecekteki politikaların temel hedefleri:
• Tüm sektörlerde nihai enerji tüketimini sınırlandırmak.
• Ölçümlere dayanarak verimlilik hedefleri
oluşturmak. Enerji kullanımını ölçmek ve takip etmek.
• Alternatif yenilenebilir enerji kaynaklarını ve teknolojilerini teşvik etmek.
• Emisyon ticareti ve talep azaltmayı teşvik etmek için pazarlar açmak.
Aktif Enerji Verimliliği, enerji tüketiminin ölçülmesi, izlenmesi ve otomasyon sistemleri ile kontrolü ile sağlanır ve sürekli bir prosestir.
Pasif enerji verimliliği ise düşük tüketimli cihazların kullanımı ve ısı yalıtımı ile sağlanır.
Tasarruflu aydınlatma armatürleri gibi enerji tasarrufu sağlayan cihazlardan yararlanılması şarttır ancak tek başına yetersizdir.
Gereken kontroller olmadan, bu önlemler çoğu kez, tüketilen enerjide ve kullanım şeklinde gerçek bir azalma sağlamaksızın sadece enerji kayıplarını engeller.
Sürdürülebilir tasarruf sağlanacaksa, güç tüketimi yapan her ekipman (aydınlatma, ısıtma ve en önemlisi elektrik motorları) bina yönetim sistemleri,
HVAC otomasyonu, kazan kontrolü vs. ile etkin biçimde yönetilmelidir. Aktif Enerji verimliliği, toplumların kültür ve zihniyetlerinin değişmesini de
içine almaktadır, ancak, bu gereksinim yasal mevzuatlar ve teknik kontrollerin daha çok kullanılmasıyla azalmaktadır.

Aktif Enerji Verimliliği, yalnızca enerji tasarruflu cihazlar ve ekipmanla tesis etmekle değil, sadece gereken enerjinin kullanılması için
tüm bu cihaz ve ekipmanların kontrolü de yapıldığı zaman gerçekleştirilebilir. Maksimum verimliliği ile gerçekleştirilmesi için kritik olan bu
kontrolün sağlanmasıdır. Örneklemek gerekirse, boş bir odada açık bırakılmış olan enerji verimli bir ampulü düşünün. Kazanılan tek şey, sıradan bir
lamba kullanıldığında boşa gidecek enerjiden daha az enerjinin boşa gitmesidir.

Gerçek verimliliğin sağlanması ve sürekli olmasını sağlayan ölçüm, izleme ve kontrol aracılığı ile enerji kullanımının yönetimidir. Ayrıca, ısıl çözümlerin
tesis maliyetleri (ve riskleri önlemek için gerekli teknik beceriler) ile karşılaştırıldığında, Aktif Enerji verimliliği ile enerji kontrolü göreceli olarak
mütevazi bir fiyat ve çok kısa bir geri kazanım süresi ile gerçekleştirilebilir. Bu durum, özellikle artan enerji fiyatları göz önüne alınarak
hesaplandığında özellikle doğrudur - çoğu enerji kontrol çözümleri bir kaç yıl içerisinde
kendini amorte eder.
Aktif Enerji verimliliğini bu noktadan daha ileriye götürecek olan çok önemli bir faktör de Kyoto Protokolü ile anlaşmalı hükümetler tarafından
konulan aktif karbon yayılımın azaltma hedeflerini karşılama ihtiyacıdır. Örneğin inşaat sektöründe, mevcut binalar (tüm yeni inşaatların yanı sıra)
enerji verimliliğine belli ölçüde sahip olarak tekrar yapılandırılmadığı sürece, 2020 yılı için konulan hedeflere ulaşılması mümkün olmayacaktır.
Sera gazı emisyonlarının azaltılması,
1997'de Kyoto Dünya Zirvesinde konulan ve son olarak 2006 yılı Aralık ayında 169 ülke tarafından onaylanan
küresel bir hedeftir.

Kyoto Protokolü altında, endüstrileşmiş ülkeler sera gazları ortak emisyonlarının 2012'ye kadar 1990 yılına göre %5.2 oranında azaltılması üzerinde
anlaşmaya vardılar (Protokol öncesinde 2012'ye kadar beklenen emisyon seviyeleri ile karşılaştırıldığında, bu sınırlama %29'luk bir azalmayı temsil etmektedir).
Avrupa birliği hedefleri, CO2 emisyonu için 2020'ye kadar %20 oranında düşüş ile enerji tüketiminde %8'lik genel bir azalmadır.
Bu teknik makale enerji, altyapı ve endüstri segmentlerinin yanı sıra yeni ve mevcut binalar kapsamında - ticari, endüstri, özel, kamu ve
yerleşim yerleri - uygulanabilecek Aktif Enerji Verimliliği yaklaşımlarını incelemektedir.
Tüm AB ülkelerinde ve Türkiye'de enerji değerlendirmesi
Binalarda Enerji Performansı Direktifi oluşturulmuştur. Bu, tüm binalarda - konut
sektörü dahil - günümüzde beyaz eşyalarda görülenlerin benzeri enerji sınıflandırması
olmasını ve bu sınıflandırmaların binaların kamusal alanda her gösteriminde veya,
binanın bir konut olması durumunda, mülkiyetle ilgili belgelerin içeriğinde olmasını
gerektirmektedir. Bazı AB devletleri, enerji tüketiminde direktifin geçerli olmasından
itibaren
ortalama %25 azalma beklediklerini bildirmiştir.

Mevzuat daha geniş alanlara ulaşana kadar, işletmeler enerji maliyetlerindeki
hızlı yükselişi, ciddi anlamda hissedecektir. Şubat 2005 ile Şubat 2006 arasında bazı
ülkelerde elektrik ve gaz toptan satış maliyetlerinde %74 civarında bir artış
olmuştur - İngiltere'de sadece Ocak 2008'de enerji fiyatları %27'ye varan oranda
yükselmiştir. Kar marjlarının da, daralmasıyla işletmeler için bu durum, büyük
bir problem oluşturmaktadır veya kar hanelerindeki kesintiyi kabul etmek ya da
maliyet artışını hizmet ve ürün fiyatlarına yansıtmak şeklinde bir ikilem ve bunun
sonucunda rekabete dayanamayacak hale gelme riski ile karşı karşıya kalmaktadırlar.
Binaların aydınlatma maliyetlerinin azaltılması, HVAC sistemlerinin kullanılması,
elektrik dağıtımının en verimli şekilde yapılması ve son olarak mimari tasarımların
enerji verimliliğine uygun yapılması için teknoloji mevcuttur. Aydınlatma tek başına
tipik bir ticari işletmenin elektrik tüketiminin %40'ını oluşturabilir. Ofislerde, klima
sistemlerinin tercih edilmesi ve IT sektöründe yaşanan büyüme de elektrik tüketiminde
çok büyük artışları getirmiştir. Veri merkezleri ve yeni sanayi bölgeleri de elektrik
enerjisi kullanımında çarpıcı bir yükseliş olmasına katkıda bulunmuştur.

Endüstride elektrik motorları tarafından tüketilen gücün azaltılması ve bir fabrikada
elektrik enerjisi kullanımının daha iyi kontrolü için kanıtlanmış sistemler vardır.
Endüstride kullanılan elektrik enerjisinin üçte ikisi motorları çalıştırmak için kullanılmaktadır.
Çoğu ülkede, endüstride kullanılan motorların
sadece %10'u herhangi bir kontrole sahiptir,
yavaşlatılamaz veya otomatik olarak kapatılamazlar. Endüstrileşmiş bölgelerde hem
elektrik enerjisi kullanımı artmakta hem de yetersiz proses otomasyonu yüzünden
motorlar ve ısıtma-soğutma-iklimlendirme sistemleri verimsiz kullanılmaktadır.
Tasarruf etmek için bir şey yapılmazsa önümüzdeki on yıl içinde elektrik enerjisi
tüketiminin yükseleceği ve ciddi bir enerji dar boğazına gireceğimiz açıktır.
Yalnızca yeni elektrikli ekipmanların kullanımının artması değil aynı zamanda şu anda
elektriği olmayan bölgelerdeki nüfusun sonradan bu imkanlara sahip olacağı bir dünyada
yaşıyor olmamız da bu sonucu doğrulamaktadır.

Çoğu insan için elektriğin olmadığı bir hayatı düşünmek bile zor olacaktır ancak bu sorunlar
Aktif Enerji Verimliliği ile elektrik tüketimin kontrol edilmesi ile çözülebilir.
Aktif Enerji Verimliliği önlemlerini uygulama konusunda kesin kararlar alınmadan, devletler
Kyoto hedeflerini yerine getirebilmek için bu konuda kendi mevzuatlarını geliştirmek zorunda kalacaktır.
enerji tasarrufu
yeşil ayak
endüstride enerji tasarrufu
enerji tasarrufu
enerji tasarrufu-  temiz dünya
enerji tasarrufu harf
enerji tasarrufu
hız kontrol cihazları ile enerji tasarrufu
kompresör enerji tasarrufu
elektrik motorları ile tasarruf
Verimli motorlar
ac motorlar
ısıtma soğutma kontrolü
fan kontrol
makina otomasyonu
otomasyon sistemleri
elektrik malzemeleri
güç_kaynakları
Merhaba,
Enerji tasarrufu konusuna biz sadece "elektrik enerjisi" olarak değiniyoruz.
Enerji tasarrufu nerdeyse tüm hayatımızın parçası haline gelebilecek
genişlikte unsurlar içerir. Akaryakıttan tutunda, yediğimiz ekmeğe
kadar bütün herşey "enerji tasarrufu" konusunun içinde yer alır.
Enerji tasarrufu için ne yapılabilir?
Enerji muhasebesi ve izlenebilir enerji tüketimi
Aktif enerji verimliliği için..
Enerji tasarrufu için binalarda ne yapılabilir?